Mümin ve Müslümanın hayatı mücadele ile geçer. Nefsine ve kendisini Allah’ın Rıza’sından uzaklaştırmak için gece gündüz gayret eden şeytana karşı. Namazı, orucu, haccı ve zekatının dışında günlük hayatında da bir mücadele ve savaş vardır. Ancak imtihan nettir. Savaş ve mücadele çetindir. Ramazan ayı ve benzeri zaman ve mekânlar böylesi bir mücadele içinde “fırsat” ve “imkân”dır bilenler için. Hazırlığını yapanlar için. Hazır olanlar için.

1945 yılından beri ikinci kez bu defa Siyonistler tarafından işgal edilen Kudüs’ün yeniden fethi için üçüncü bir ismin çıkması tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de beklenmektedir. Özetle, Kudüs işgal altındayken "gülemeyen" Müslümanlar beklenmektedir.

Bu gecelere özel bir namaz bulunmamaktadır. Berat gecesi de diğer gecelerimiz gibi her birimiz için birer, tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesidir. Kaza namazları, Kur’an tilaveti, tevbe ve istiğfarlarla değerlendirilir.

Nitekim hadiste: “Hac ve umre yapanlar Allah’ın elçileridir (misafirleridir). Onlar Allah’a dua etseler, derhal dualarına Allah cevap verir. Eğer kendileri için af ve mağfiret talep ederlerse Allah hemen mağfiret eder” (İbn Mace, Menasik, 5.) buyurulmaktadır.

Resulullah'a (Sallallahü aleyhi ve sellem) mirac gecesi üç şey verildi. Beş vakit namaz, Bakara Suresinin sonu (amenerresulü). Ümmetinden şirk koşmayanların affedileceği.