Sokak sokak, cadde cadde binlerce, dağılan yüz binlerce ümmetin her bir ferdi, tek bir imamın tek bir komutuyla aynı kıbleye dönüp el bağlar; “Allahu Ekber!” O an yüreğiniz bayram yeridir. Ve güneş bayramınıza doğar. Mübarek olsun!

Sakız çiğnemek orucu bozar mı sorusunun dönemi, mevsimi, zamanı bitmiştir ne de olsa? Dini, sakız gibi çiğneme vakti başlamıştır!

İmamların dilinden dökülen ayetler, sanki ilk defa, o anda nazil oluyormuşçasına bir duygu ile yakalar sizi.

Ekranda bir sıkıntı yok ise, işçimizden neden serzenişte bulunuyoruz ya da patronumuzun arkasından konuşuyoruz, ses kalitesi düzgün ise eşimizden niye şikayetçiyiz, görüntü düzgünse komşumuzla neden hep tartışıyoruz, anten güzel çekiyorsa ekmeğimizin bereketi niçin yok ve geçinemiyoruz, kumandanın sorunu yok ise, evladımızı neden birilerine şikâyet edip duruyoruz?

Mümin ve Müslümanın hayatı mücadele ile geçer. Nefsine ve kendisini Allah’ın Rıza’sından uzaklaştırmak için gece gündüz gayret eden şeytana karşı. Namazı, orucu, haccı ve zekatının dışında günlük hayatında da bir mücadele ve savaş vardır. Ancak imtihan nettir. Savaş ve mücadele çetindir. Ramazan ayı ve benzeri zaman ve mekânlar böylesi bir mücadele içinde “fırsat” ve “imkân”dır bilenler için. Hazırlığını yapanlar için. Hazır olanlar için.