Bu sayfayı yazdır

ALLAH'IN DAVETİ


ALLAH'IN DAVETİ

Kur’an-ı Kerimden öğrendiğimize göre hac ibadeti sadece Peygamberimiz ve ümmetine farz kılınmış değil, Hz. İbrahim’den bu zamana kadar farz kılınmış bir ibadettir.

Hz. İbrahim, oğlu İsmail (a.s.) ile Kabe’yi inşa edince Rabbimiz Hz. İbrahim’e, insanlara haccın farz kılındığını, gelip beyti haccetmelerini ilan etmesini bildirerek şöyle buyurmuştur: 

“İnsanlara haccı ilan et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Ta ki orada dünyalarına ve ahiretlerine ait faydaları bulsunlar.” (Hac Suresi, 22/27-28)

Buradan da anlaşılacağı üzere hac yüce bir çağrıya, ulvî bir davete icabettir. Çağrı emrini veren Rabbimiz, çağırmakla emrolunan Hz. İbrahim (a.s.), çağırılanlar da bütün insanlardır. Çağrıya icabet edenler ise Allah’ın emrine boyun eğenler olmuşlardır.

“Abdullah İbn Abbas’tan (r.a.) gelen bir rivayete göre Hz. İbrahim (a.s.) Beytullah’ın binasını bitirince, Cenab-ı Hak ona:

“- İnsanlar içinde haccı ilân et, onları hacca çağır”, buyurdu. Hz. İbrahim:

“- Ya Rabbi, benim sesim nereye ulaşır?” dedi. Cenab-ı Hak:

“- Sen ilân et, insanları çağır, sesini ulaştırmak bana aittir” buyurdu.

Hz. İbrahim Halilullah da Ebu Kubeys dağının üzerine çıktı ve:

“- Ey insanlar! Allah sizi cennetle mükafatlandırmak ve cehennemden korumak için bu Beyti haccetmenizi emretti, gelip haccediniz” diye insanları hacca çağırdı.

Bunun üzerine babalarının sulbünde, analarının rahminde olanların bir kısmı:

“Lebbeyk allahümme lebbeyk” diyerek bu davete icabet ettiler.” (Bk. Kurtubî, el-Câmiu li ahkâmi’l-Kur’an, XII, 38.)

Bu sebeple hacca veya umreye gidenler aşk ve şevkle telbiye getirirler. Telbiyeyi umre veya haccın niyetinden hemen sonra getirmeye başlayan hacı ve umrecinin telbiye getirmesi sünnettir ve telbiyeyi üç defa getirmesi ikinci bir sünnettir.

Telbiye;

"Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk la şerike lek"

Anlamı;

"Allah'ım, davetine isteyerek uydum, emrine amadeyim Senin eşin ve ortağın yoktur Sana yöneldim, hamd senin, nimet senin, mülk de senindir Eşin ve ortağın yoktur" demektir.

Hac ve umre bir eylemdir. Davet ve kabulün eyleme dönüşme halidir.

Bir başkaldırıdır.

Nefse şeytana ve şeytanlaşmış hayata karşı başkaldırı. İsyan ve karşı duruş!

Rabbi yüceleme, tevhid hareketidir.

Nefsini aciz bilme, kul olmaklığa erme hareketidir. Ölmeden önce ölme halinin canlı provasıdır.

Hac ve umre yeniden diriliş, kendine gelme eylemidir!



İmmib Bilişim Teknoloji Bloğu